Bir Sayfa Seçin

YGS-LYS-Konuları-En-Hızlı-Nasıl-Bitirilir

Merhaba, seninle bu önceden yazdığım ve epey beğenilen Başarı rehberinin yeni bilgilerimle güncellediğim güçlendirilmiş halini paylaşıyorum, keyifli okumalar 🙂

Konuları iyi öğrenmek de hızlı öğrenmek de önemlidir. Her öğrenci, bir şekilde YKS konularını bitireceğini bilir ama çoğunun gözünden kaçan şey, konuları tam olarak ne zaman bitireceğidir.

Konulara nasıl çalışıyorsun? Süre tutuyor musun? Konuları bitirmen tahmin ettiğinden uzun mu sürüyor? İşte bu noktada eski alışkanlıklarını kırıp yeni hızlı öğrenme tarzını kucaklamalısın.

Bazı insanlar daha çok disiplinli ve düzenli olmaya, bazıları daha rahat hareket etmeye meyillidirler. İyi ve kötü yok, ancak üniversite sınavı ve benzeri başarılar uzun soluklu ve disiplin gerektiren işler. O yüzden bir derece disiplinli şekilde çalışmak hepimizin yararına 🙂

Günde 10 saat mi çalışıyorsun? Bunun kaç saati verimli? “10 saat çalışıyorum” diyebilmek için çalışmasan bile masada mı oturuyorsun yoksa 🙂 Çalışma verimini arttırarak işini 5 saatte bitirip 5 saat de dinlenerek aynı sonuca ulaşabilirsin. Eh, 8 saat verimli çalışırsan verimsiz 10 saat çalışan birinin rahatlıkla önüne geçebilirsin.

Konuları hızlı bitirme tekniği, sadece YKS çalışmalarında değil herhangi bir şeyi öğrenirken, herhangi bir kitabı okurken hatta herhangi bir video (ya da videolu ders) izlerken bile işine yarayacak.

En Hızlı Öğrenme Yöntemi

Sana kendimden örnek vereceğim. Verimli çalışmaya/okumaya başladığımda neler değişti? bunları göreceğiz. Ardından bu tekniği kitaptan konu çalışırken, video izlerken ya da ders dinlerken nasıl uygulayabileceğini konuşacağız.

Verimliliğin etkisini en net şekilde görebileceğin yerlerden birisi kitap okuma miktarıdır. Konuların zorluğu kişiye veya derse göre değişir ama kitapların “zorluğu” genel olarak benzerdir. En hızlı öğrenme yöntemi, farklı iki kişide farklı sonuçlar verebilir. Bu yüzden kendimden örnek vereceğim ve nelerin değiştiğine bakacağız.

Çocukluğumdan beri kitap kurduyum. Son 3 yıldır bitireceğim kitapları seçmeye, bitirdiğim kitapları not almaya başladım.  verimlilik konusunda bu kadar çalışmaya 2016’nın haziran ayında başladım. Aşağıda o andan öncesi ve sonrası arasındaki net farkı göreceksin.

Sana anlatacağım metodu uygulayınca neler değişti sayılarla görelim.

 

Yıl Okuduğum Kitap Sayısı Toplam Sayfa Gün Başına Sayfa
2014 19 3400 9
2015 7 1400 4
2016 35 8300 23

Her yıl kitap okumaya yaklaşık aynı vakti ayırıyorum. Açıkça göreceğin gibi: 2014’ten sonra motivasyonum iyice düşmüş ama 2016’da verimlilik taktiklerini araştırdığımda oluşan fark muazzam.

Gün başına 9 sayfadan 23 sayfaya çıkmışım. Benzer süreye rağmen öğrenme hızım 2,5 katına çıkmış yani. Ama bu gerçek sayı değil. Çünkü en hızlı öğrenme tekniğine 2016 haziranda başladım, ocakta değil. Bir de aşağıdaki tabloya bakalım.

2016 Okuduğum Kitap Sayısı Toplam Sayfa Gün Başına Sayfa
Ocak-Haziran 6 1800 10
Temmuz-Aralık 29 6500 36

Günde 9 sayfadan 36 sayfaya. Bunun getirdiği motivasyonu, kattığı değeri ve kalan zamanda yapabildiğim işleri bir düşün.

Burada bir uyarı geçeyim. Bu gördüğün sayılar t zamanda 1 iş yaparken aniden 4 iş yapmaya başladığım anlamına gelmiyor. Verimli okumaya başladığımda motivasyonum iyice arttı ve akşam rutinlerimi oluşturmaya başladım yani kitap okumaya bir tutam daha vakit ayırdım buna da motivasyonum yardımcı oldu. Bu yüzden her zaman 4 kat verimli olacağını iddia edemesek de verimliliğinde 2-3 kat artış bekleyebilirsin.

Tablolara bakarken şunu da hesaba kat. Bu okuduğum kitapların hiçbiri kolay okunan “çerez” kitaplar değil. İçinde Suç ve Ceza gibi klasikler de var, Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı, Alışkanlıkların Gücü gibi yoğun kişisel gelişim kitapları da.

En hızlı öğrenme taktiklerini uyguladığımda kitaplardan öğrendiklerim, öncekine göre çok fazla oldu. Zaten size YKS konularını en hızlı bitirmeyi öğretirken, okuduklarınızı öğrenmeden bitirmeyi kast etmeyeceğimi bilirsiniz 🙂

 

Konuları Hızlı Bitirme Stratejisi

Konuları ne hızla bitirdiğin çok önemlidir. Kimi zaman çalışırken konuyu iyi öğrendiğimizi düşünsek de planladığımız saati çoktan geçtiğimizi, saatlerdir aynı konuda olduğumuzu fark ederiz. Bunun sebebi yavaş öğreniyor olmak değildir.

Sebeplerden birisi beynimizde büyük resme sahip olmamamız, diğeri de yeterince odaklanmamamızdır.

Kaymağını al.

Bitireceğin konuyu aç önüne. Kaç sayfa olduğu fark etmez, baştan sona tüm konuyu 2 dakikada bitir. Yazım hatası yok, tüm konuyu baştan sona iki dakika boyunca tara. Şekillere, vurgulanan yerlere, formüllere bak. Bunu yapmak kafanda büyük resmin oluşmasını sağlar. Yeri gelmişken, bu taktiği sadece konu çalışırken değil her denemeden önce yapman da çok işine yarar. Yeni başladığın konuda büyük resmi oluşturmanı sağlarken denemelerde soruların hangi konudan olduğunu, neleri hatırlaması gerektiğini beynine iletmiş olursun. Sen sorunu çözerken o da bir yandan gerekli bilgileri hatırlamaya başlar 🙂

Kaymağını alma taktiğiyle beynin konu için yepyeni bir sayfa açarken, sayfanın ne kadar büyük olacağını belirler.

5 dakikalık özet

Konuyu 2 dakikada bitirdikten sonra tekrar baştan sona git. Bu sefer vurgulu yerleri biraz daha detaylı incele. İlk seferde çok sevdiğin bir dükkanın önünden otobüsle geçiyormuş gibi, bu sefer de yürüyerek geçiyormuş gibi yapacaksın. Daha yavaş, daha detaylı irdeleyerek.  Böylece detayları yakalayabilir ve konunun genel hatlarını anlayabilirsin.

Bu iki çalışma ile konunun %80’lik kısmı hakkında fikir sahibi olmuş olursun. Hem de birkaç dakikada.

Aslında çoğu kelime önemsiz

Bir konuyu çalışırken, bir kitabı okurken hatta bir insanı dinlerken, gördüğün ve duyduğun her kelimenin aynı önemde olmadığını fark et. Ya boşluğu doldurmak için söylerler ya da zaten bildiğin şeyi tekrar duyarsın. Annen babandan yirmi yıldır aynı öğütleri duyduğunu biliyorum ehehe, bu da öyle bişey 🙂

Şaka bir yana, “aslında çoğu kelime önemsiz” prensibini fark edeli yaklaşık 3 yıl oldu ve bu bana çok şey kattı. Üzerinde biraz daha duralım; bir konuyu okurken okuduklarının, birini dinlerken duyduklarının %100’ü yeni bilgi değildir. İçlerinde önceden bildiğin kısımlar bulunur. Bu yüzden her bilgi aynı önemde değildir.

İşte verimliliğin kapılarını burada açıyoruz. Çok iyi bildiğin şeyleri tekrar etme; yeni bilgileri ele geçir. Kitap okurken bu kısımları atlayabilirsin, video izlerken video hızını arttırabilir ya da o kısımları atlayabilirsin. Dersi anlatan hocanın hızını arttıramıyoruz malesef :/ Ancak onun için de çözümüm, her zaman yanında çalışabileceğin bir şeyler bulundurman. Hoca bildiğin şeyleri anlatırken, orada bulunmak zorundaysan, en azından yeni bilgileri yanında getirdiğin kaynaklardan öğrenebilirsin. Bu, örneğin geçen dönem 10 ders + bitirme projesi yaparken uyguladığım ve çok çok faydasını gördüğüm bir taktik oldu 🙂

Konumuza biraz geri dönüş yaparsak;

Bu durumu fark edersen konu çalışırken ya da kitap okurken her kelimeyi anlamak, her kelimeyi tek tek okumak zorunda olmadığını anlarsın. Kaymağını almak taktiğiyle zaten ana hatları anladın, kafanda bir konu iskeleti oluştu. Şimdi bu önemli kısımları daha detaylı oku, önemsiz gelen kısımların üzerinde durma.

Not: Videolar için açıklamalar kısmına, varsa altyazılara, yorumlara veya video sonuna bakarak benzer şekilde kaymağını alabilirsin. Yakında yapay zeka bize videoları özetleyecek, o güne kadar idare edelim 🙂

İlk birkaç seferde bunu uygulamakta ve kafana oturtmakta zorlanabilirsin. Bir kez alıştığında ne kadar yararlı olduğunu göreceksin. Konunun önemli kısımlarını kısa sürede alıp örnek sorularla ve konu anlatımlı kitabın sorularıyla eksiği kapatmayı bir kez denediğinde aradaki verimlilik farkına şaşırıp kalacaksın 🙂

Sözelse hızlı oku

Yukarıdaki taktikle ilgili olarak, eğer ders sözelse ve Tarih gibi birbirine bağlı olaylar varsa önemsiz parçaları atlama şansın biraz daha düşüktür. Bu sefer de hızlı okuma yaparak hızlanacaksın. Hızlı okumayı uyguladığında kısa sürede bir konuyu %200 hızla bitirebilirsin, rahatlıkla 🙂

Sayısal ise formüllere odaklan

Sayısal derslerdeki ince nokta ise uzun cümlelere değil formüllere odaklanmaktır. Kaymağını alırken formülleri işaretle, anlamaya çalış; konunun geri kalanı formüller kadar önemli olmayacaktır.

Uyanık kal

Bu da “konuları yavaş bitirmenin” sebeplerinden ikincisiydi. Konu çalışırken dikkatinin dağılmasına izin vermemelisin. Gerekirse zorlayıcı konuları günün ilk saatlerinde çalışmaya (ya da çalışmanın ilk saatlerine koymaya) çalışmalısın. Dikkatin dağıldığında boş bir kağıda X işareti koy ve çalışmaya devam et. Kısa bir süre sonra dikkatinin dağıldığını fark eder hale geleceksin ve  ders çalışmayı sürdürmen daha kolay olacak.

Tekrar kağıdı çıkart

Konuyu bitirdikten sonra 1 sayfalık özet kağıdı çıkart. Bunun yararı çok büyük olur. Bu kağıda kaymağını aldığın %80’lik kısımda ve varsa diğer kısımlardaki önemli bilgileri not et. İlk ve ikinci testini çözerken bundan faydalanabilirsin. Konuyu bitirdikten bir süre sonra, konuyu hatırlamaya çalıştığında bu tekrar kağıtları acayip işine yarayacak. Öyle ki tüm konuyu 3-5 dakikada tekrar edebilir hale geleceksin.

Ufak bir ilginç bilgi: Bu stratejiyi en az 7 yıldır uyguluyorum ve muazzam bir faydası var. Hem anladığın konuyu kafanda oturtmana yarıyor özet kağıdı çıkartmak, hem de bir süre sonra (birkaç hafta, birkaç ay hatta 1-2 yıl sonra bile) tekrar etme ihtiyacı duyduğunda onlarca sayfalık okuma yapmak yerine 1-2 sayfada işi bitiriyorsun. İleride göreceğimiz Feynman tekniği de bu stratejiyi içeren güzel bir yöntem olacak.

İyi çalışmalar 🙂

X

Şifrenizi mi unuttunuz?

Bize Katılın