Bir Sayfa Seçin

YGS-LYS'yi-Hemen-KazanYKS’yi kesinlikle kazanacağım.

Bu cümleyi söylerken kendine ne kadar inanıyorsun? Bunu söylerken içinde bir şey cız mı ediyor yoksa kendini daha güçlü mü hissediyorsun?

Şuan hangi durumda olursan ol, sınava ne kadar kalmış olursa olsun hemen uygulayabileceğin bir strateji var. Bunun önemi o kadar az biliniyor ki bu, istediği başarıya ulaşamayan öğrencilerin tamamının yaptığı en büyük hata olabilir.

Taktiğe geçmeden önce konuya bir tık uzaktan bir giriş yapmama izin ver 🙂

Sınavı-Yerim’de amacımız başarının öğrencisi olup hem sınavlarda, üniversitede ve hatta iş hayatında başarılı olmak. Yani hayat boyu başarı peşinde koşuyoruz. Başarıyı öğrenmenin harika bir yolu, başarılı olanların düşünce yapısını, planlarını ve eylemlerini öğrenmektir. Başarılı insanları bulmak ve onların taktiklerini öğrenmek her zaman kolay olmayabilir, işte bu noktada ben devreye giriyorum. Sınavı kazanırken kullandığım ve yıllar içinde geliştirerek halen daha kullandığım başarı taktiklerini seninle paylaşıyorum.

Dahası, işin bir tık ötesinde başarı konusunda kitaplar yazıp seminerler veren insanları da takip edersek her konuda başarıyı yakalayabiliriz. İşte bu benim en keyif aldığım aktivitelerden birisi. Başarı üzerine öğrenmeyi çok seviyorum ve işin kaymağını alarak sana aktarmak da bir o kadar hoşuma gidiyor 🙂

İşte bu araştırmalarımı yaparken soluğu popüler bir kitap olan İçindeki Devi Uyandır’da aldım. Kapıcılıktan milyonerliğe yükselmiş bir adamdan başarıyı öğrenmek kadar tatlı bir şey yok 🙂 Kitabı okurken kendim uyguladığım ve şimdi konuşacağımız taktiğe denk geldim.

Hadi şu taktiğe geçelim.

Çıtayı yüksek tut ve kazanacağına delicesine inan.

İşte bu kadar. Bu düşünce biçimi bir başka deyişle; kendini adamak. Söylemesi kolay, yapması zor biliyorum. Ancak başarın için değeri paha biçilemez.

Peki nasıl %100 adanmışlık sağlarız?

Kitaptan alıntı yapayım:

Herhangi bir şeyi başarmanın en zor adımı, adanmaktır.

Adanmışlığınızı uygulamak genellikle kararın kendisinden daha kolaydır. Bu nedenle, kararlarınızı zekice verin, ama çabuk verin. Onu nasıl uygulayacağınızı, uygulamaya gücünüzün yetip yetmeyeceğini uzun süre düşünüp durmayın.

Eğer eylem yoksa, aslında karar vermemişsiniz demektir. Gerçek anlamda bir karar verdiğinizi, o karardan eylemler fışkırdığında anlarsınız.

Burada harika fikirler var. Parça parça inceleyelim.

Herhangi bir şeyi başarmanın en zor adımı, adanmaktır.

Hayattaki tüm mücadeleleri 100 metre engelli bir yarış olarak düşünelim. Bu mücadele ister üniversite sınavı olsun ister insan ilişkilerinde başarı ister başka bir başarı macerası olabilir. Yarışı kimin kazanacağını en erken ne zaman anlarsın? Yarışın sonunu beklemeye gerek yok. Yanıt basit, yarış başladıktan hemen sonra.

Herhangi bir mücadele başladığında insanlar kendi sınırlarını kendi kafalarında çizerler. Kimisi “Bu benim yarışım” der, kimisi “İlk 10’a girsem güzel olur” der kimisi “Sonuncu olmasam yeter” der. Üçüncü bakış açısına sahip bir insanın ilk 10’a girmesi pek mümkün değildir. Halbuki bu üç insan da aynı güçtedir.

Sınav mücadelesi boyunca kişisel inançların, nereye erişebileceğini gösteren en büyük etkendir. Bunu asla unutma. Ne kadar konu bildiğin, geçmiş senelerde ne kadar az ya da çok çalıştığın, maddi durumun, çevrenin üzerindeki etkisi ikinci hatta üçüncü planda yer alır. İnancın öneminin farkına var.

Tony de aynı şeyi vurguluyor, eğer o büyük hedefi başarabileceğine inanırsan işin en zor kısmını atlatmışsın demektir. Bu zorluğun farkında olmayan insanlar kendi kendini eler. Nereye ulaşmak istediğini iyi düşün.

Adanmışlığınızı uygulamak genellikle kararın kendisinden daha kolaydır. Bu nedenle, kararlarınızı zekice verin, ama çabuk verin. Onu nasıl uygulayacağınızı, uygulamaya gücünüzün yetip yetmeyeceğini uzun süre düşünüp durmayın.

Bir temizlik görevlisi iken “Ben milyoner olacağım” düşüncesine inanabilmek ve buna kendini adamak zordur. Ancak hedefine kendini adadığında işin çoğunu halletmişsin demektir.

Başarıyı öğrendiğim Tony gibi diğer insanlardan en çok duyduğum şeylerden birisi de şu. İnsanlar NASIL’a, NE’den daha fazla odaklanıyor. Tony’nin örneğinden gidelim.

-Ben milyoner olacağım.

-Bunu nasıl başaracağım?

-Hiçbir fikrim yok.

-Bilmiyorsam nasıl başarabilirim ki?

-Haklısın…

Öte yandan, önce tam bir kararlılıkla NEYİ başarmak istediğine inanırsan bunu NASIL başaracağını yol üzerinde keşfedeceksin. Bu kural çok mantıkdışı geliyor. “Nasıl Boğaziçi’ni kazanabilirim?”, “Bu kadar sürede nasıl 15 net arttırabilirim?”, “Sınavları nasıl yetiştirebilirim?”, “Konuları nasıl daha hızlı bitirebilirim?” soruları önemli sorulardır fakat önce tüm bu çabalarının sonunda nerede olmak istediğine karar ver. Bu soruyu yanıtla:

Aklına binbir türlü engel gelse de inan, hepsini aşabiliyor olacaksın. Şimdilik tek yapman gereken, bunun senin için mümkün olduğuna inanman. Tony Robbins ve diğerleri, YGS LYS sınavlarına girmedi ama anlattıkları şeyler tüm başarılara uyarlanabilir.

Ayrıca ben kendimi “50 bin sıralama yapan düz lise öğrencisi” olarak değil “İTÜ Bilgisayar Mühendisliği İngilizce Bölümü’nü kesin olarak kazanacak olan öğrenci” olarak görüyordum, işte kendini adamak bu. Diğer her şeyden önce, bu adanmışlık, 50 binden 47 bin yukarı çıkmamı sağladı.

Eğer eylem yoksa, aslında karar vermemişsiniz demektir. Gerçek anlamda bir karar verdiğinizi, o karardan eylemler fışkırdığında anlarsınız.

Bu da yapbozun son parçası. Kendini bir şeye adadığını harekete geçmekte zorluk yaşamadığında anlarsın.

Kendini nasıl adayabileceğin üzerine gelişmiş stratejileri şuan uzun uzun anlatarak seni bilgiye boğmak istemiyorum. İşi biraz basit tutalım. Şuan bilmen gereken iki şey var:

  1. Kendini hedefine adamak, şuan yapabileceğin en iyi şey.
  2. Kendini adama cümlesini kurduğunda (yukarıdaki resimdeki cümle) aklına bir sürü olumsuz düşünce üşüşebilir. Tüm bunları bir kenara at. NE olmak istediğine odaklan, NASIL’ını keşfedip engelleri birer birer yok edeceksin zaten. İşte, kendini adamanın en kolay yolu bu.

0 Yorum

X

Şifrenizi mi unuttunuz?

Bize Katılın