Bir Sayfa Seçin
× 2023'te başarını katlamak için yeni yazıları takip et →

Bunu nasıl başarıyorsun?

Geçenlerde bir konuşma esnasında, sevdiğim bir özelliğimden bahsedince aldığım bir soruydu bu. Bir yere geç kaldıysam, hızlı hızlı koşuyorsam… Ya da okuldaki vize sınavına çalışmaya bir gün önceden başlamışsam… Ya da bir insanla anlaşmazlık yaşadıysam… Tüm bu olayların içinde sakinliğimi koruyabildiğimden bahsettim (elbette konu açılmıştı ve onun üzerinde bahsetmiştim :)).

İnsanlar çok işi bir güne sıkıştırdığı zaman panikler, mahvoldum der kendini yer bitirir bu yüzden son gün çalışacağından da olur dedi. Doğruydu.

Geçenlerde Facebook’ta bir gönderi paylaşmıştım Tony Robbins’in Sınırsız Güç ve İçindeki Devi Uyandır kitaplarına başladığımı, beraber okuyabileceğimizi ve zamanı gelince deneyimlerimi paylaşacağımı belirtmiştim. O günden beri yaklaşık 3 ay geçti ve ben hala kitapları okumaya devam ediyorum. Kitaplarda bir sonraki bölüme, bir öncekinde öğrendiklerini uyguladıktan sonra geçmek gerektiği için hayatımın bölümlerinde ilerledikçe, kitaplarda da ilerliyorum. Çok şey deneyimledim ve deneyimlerim sana anlatabileceğim pratik bir hale büründüğünde seninle paylaşacağım. Bugünlük bahsetmek istediğim ise İçindeki Devi Uyandır kitabından son okuduğum bölümle ilgili.

Tony Robbins’in şirketini beraber yönettiği ortağı, kendi hesabına para geçirip şirketi borca sokup kaçıyor. Hemen sonra Tony ve diğer ortaklar biraraya geliyor. Birisi öfkeden köpürüyor, Tony kızgın bir diğeri ise gayet sakin. Olay aynı olay ancak verilen tepkiler farklı. Daha sonra bunun nedenini araştırıyor Tony, ve bunun altta yatan düşüncelerden kaynaklandığını fark ediyor.

Basitçe anlatmak gerekirse, bizim bir davranışı göstermemizin ya da bir duyguyu hissetmemizin öncesinde aklımızdan bazı düşünceler geçer. Bu düşünceler olumlu ya da olumsuz olabilir ancak bizim davranışımızın ne olacağını ya da ne hissedeceğimizi çok büyük ölçüde belirler. Örneğin evdeyken aniden elektrikler kesilirse aklından “Tam da sırası!” diye geçirebilirsin ya da “İyi oldu bilgisayardan biraz kopayım, ailemle sohbet ederiz.” de diyebilirsin ya da sadece omuz silkip “Eh, biraz beklerim gelir.” diyebilirsin. İlk düşünce öfkeyi, ikincisi tatminkarlığı/mutluluğu, üçüncüsü ise rahatlığı ve optimist hissetmeyi getirir.

Demek ki bir başkası bu anlarda paniğe kapılırken benim sakin kalabilmem doğuştan gelen bir yetenek değil, sadece o an düşündüklerimle alakalı. Tabi bunu fark ettiğim gün bundan yaklaşık on yıl önce yaşadığım acı bir deneyime dayanıyor. O gün anlamıştım ki başına olabilecek en kötü şey de gelse, sen etkilenmemeyi, kendini yıpratmamayı seçebilirsin. Elbette bir dostun ihaneti ve benzeri olaylar hoş şeyler değildir ancak senin vereceğin tepki, bu olayın seni yıpratacağını mı yoksa güçlendireceğini mi belirler.

Buraya kadar fikirleri güzelce bir şekle oturtup toparladığımız iyi oldu. Bu iş çok detaylı ancak hayatının geri kalan her gününü etkileyecek kadar güçlü bir bilgi bu. Bugünlük işin çok derinine inmeden sadece o başkasının paniklediği anlarda sakin kalabilmeme yarayan, o anlarda aklımdan geçen bazı düşünceleri seninle paylaşmak istiyorum. Detayını, mantığını çok anlamaya çalışma, sadece biraz incele, şimdilik yeterli. Daha sonra, bugün öğrendiklerinin üstüne fazlasını inşa edip güçlü bir düşünce sistemi oluşturacağız. İşin içine başka psikolojik teknikler de girecek ve bunlar da sınav kaygısı ve benzeri hem sınavla ilgili hem de hayatının diğer alanlarıyla ilgili yardımına koşacak 🙂

Diyelim ki üç dört bir iş yükünü bir güne sığdırmak zorunda kaldım. Aklımdan şunlar geçiyor;

  • Yapabilirim. Çok fazla konu varmış gibi gözükebilir ancak hiçbiri anlayamayacağım kadar zor olamaz.
  • Yeterince vaktim var.
  • İşi planlarım, parçalara bölerim ve hepsini teker teker hallederim.
  • Bu saatten sonra kaygılanmak, tasalanmak hiçbir şeyi değiştirmez. Şu andan sonra neler yapabileceğime bakalım.
  • Yarınki sınavı düşünmene gerek yok, elinden gelenin en iyisini yap önemli olan bu.

Bu düşünceler otomatik olarak aklımdan geçen düşünceler oluyor. Bunlar otomatikleşene kadar bilinçli olarak tekrarlaman gerekebilir ancak bu düşünceler bir yerden sonra zihninde kendiliğinden akmaya başlayacak.

Özellikle son iki düşünce çok mühim. Bu düşüncelerin bir altındaki düşünce de şu; “Hayatta değiştiremeyeceğin şeyler için kaygılanmayı bırak.” ki bu da zor tecrübeler sayesinde hayattan öğrendiğim bir düşünce yapısı. Başarılı ve/veya mutlu insanların da bu düşünceyi sahiplendiğini gördüm. Örneğin, güneşli havaları seviyorsundur ancak yılın yarısının soğuk geçtiği bir yerde yaşıyorsundur. Her sabah havaya küfretmektense (ki değiştiremeyeceğimiz şey ‘hava durumu’ oluyor burada) daha sıcak iklimi olan bir yere tanışabilirsin. Değiştirebileceğin şey budur. Bu düşüncenin bir ucu sosyal medyadaki akımlara kadar değiyor. Ondan da alışkanlıklar konusunda bahsederiz.

Kendine ve düşüncelerine iyi bak 🙂