Bir Sayfa Seçin
Kaygılarından Kurtul Akşam Denizi Metodu ile Bu, Başarının Taçları kategorisinin ilk yazısı. Başarı Piramidi’ni uygulayarak çalışma sistemini en iyi hale getireceksin. Sana şimdiye kadar öğrendiğim en etkili çalışma sistemini, 360 derece hatlarıyla anlatıyorum. Piramidi genel hatlarıyla anlattığım yazıları tamamlayana kadar tüm sistemi anlayamayabilirsin. Şimdilik, hangi yazının ne sistemin hangi katına yönelik olduğuna çok takılma. Yakında hepsi oturacak 🙂 Hadi başlayalım. Sınavın hangi gün hangi saatte olacağını biliyorsun ya, haliyle kaygılanıyorsun. Sınava seneye gireceksen bile, şimdiden kaygılanmaya başlamış olabilirsin. Ya da çok iyi bir durumda olsan da mezun durumda olduğun için o üniversiteye girememe fikri kalbini küt küt attırıyor olabilir. Önce şu sınav kaygısının sebebini anlayalım, sana güzel bir bakış açısından bahsedeyim daha sonra pratik kısıma geçiş yapalım.

Neden sınav kaygısı duyuyorum?

Sınavlar seni korkutuyor mu? Çok doğal. İnsanlar yüzyıllar boyunca çok da değişmediler. Bundan birkaç bin yıl önce mağara dışından gelen çıtırtılara karşı hissettiklerimiz ile bugünün tehlikelerine karşı hissettiklerimiz tamamen aynı. İkisinde de kalbin sıkışır. Nefesini tuttuğun için sık sık derin nefes almaya başlarsın. Ellerin terler. Tekrar vurgulayayım, sınav kaygısı ile evin kapısının önünde seni bir aslanın seni beklediğini bilmenin kaygısı, temelde tamamen aynıdır. Bu da demek oluyor ki tehlike şekil değiştirse bile kaygın aynı kalıyor. Bu da bizi büyük sonuca götürüyor: Kaygının duymanın sebebi o şey değil, onunla ilgili düşüncelerindir. Yani “sınav kaygısı” diye bir şey yok, “sınavla ilgili korkularımın getirdiği kaygı” dersen o zaman anlaşırız (Sınav kaygısı demek daha kolay olduğu için ben bunu kullanacağım, ama kast ettiğim diğeri, bilesin :)). Peki kaygılarımızın asıl sebebinin düşüncelerimiz olduğunu bilmek neyi değiştirecek? Harika bir soru. Sınav kaygısının sebebi sınav olsaydı, gerçekten üzülürdün. Çünkü kaygıyı azaltmak için yapabileceğin hiçbir şey olmazdı. Aslen, çoğu öğrenci bunun farkında olmadığı için (ki ben de geç fark ettim) acayip derecede sınav kaygısı duyuyor. Kaygıyı nasıl azaltabileceğini bilemediği için, tek hamlesi kaygıdan kaçmak oluyor. Bu da kaygıyı arttırıyor. Bir yerden tanıdık geliyor mu?

Sınav Kaygısı Duymak Her Zaman Kötü müdür?

Temelinde “kaygı”, seni harekete geçirir. Sabah geç uyandığında derse yetişmek için kaygı duymazsan derste öğreneceklerinden mahrum kalabilirsin. Ya da denemede vakitten biraz geri kalmışsan sana ‘hadi’ dedirten şey kaygıdır. Ancak, sınav kaygısı ailenin, çevrenin ve sosyal medyanın ve her şeyden çok bunların senin düşüncelerine etkisiyle bir canavara dönüşür. Sınav kaygısı dediğimizde bahsettiğimiz şey ‘gereksiz fazla miktarda kaygı’dır. İşte buna çözüm bulmak şarttır. Aksi taktirde hem sınav çalışmalarını engeller, hem enerjini ve motivasyonunu kırar hem de deneme ve sınav performansını düşürür. Sınav kaygını azaltmak senin elinde. Bugün sana etkili bir metottan bahsedeceğim: Akşam Denizi Metodu ® (patentini ben aldım :)) sakinleş

Sınav Kaygısından Kurtulmanın Yolu: Akşam Denizi Metodu

Sınav kaygısının aslen sınavla ilgili değil, sınava dair düşüncelerin ve korkuların sebebiyle olduğunu konuştuk. Akşam denizi metoduyla hem sınav kaygılarını hem de gün içinde kafanı sürekli kurcalayıp duran düşünceleri yoluna sokup zihnini yatıştırabileceksin. Kulaklıkların kablolarının ne kadar çabuk karıştığına sen de şaşırıyorsun değil mi? Onu görmezden gelir ya da kabloları çekiştirirsen kulaklığı bozman kaçınılmazdır. Onun yerine bu karışıklıkları gördükçe üzerine gidip düzeltmen gerekir. Zihnini meşgul eden, “Bana baksana bi! Bişey diycem!” diyen rahatsız edici tüm düşünceleri düzene sokabilirsin. Bu rahatsız edici düşüncelere şunları örnek verebilirim: Kaygı, odaklanmanı engelleyen şeyler, günlük meseleler, ilişkilerle ilgili konular, yapacaklarına dair planların, hayallerin ve hedeflerin… Bunu düzenli olarak yaptığında hedeflerini net şekilde bilir, rahat ve huzurlu olursun. Derslerine iyice odaklanabilir, ilişkilere dair meseleleri daha net şekilde görüp çözüme ulaştırabilirsin. Kendi hayatımda hala sürekli olarak kullandığım (hatta kullanmadığım zamanlar ihtiyacını çok duyduğum) ve başarılı olan tüm insanların en büyük silahlarındandan olan bu metod, hem sınav maceranda hem de sonrasında bir altın bilezik olarak yanında olacak. Deli gibi merak etmeye başladın değil mi? Güzel 🙂 Beklediğinin aksine, her gün saatlerini ayırıp karmaşık problemlerle uğraşmanı gerektirecek bir aktivite değil. Bunu zaten zamanının %100’ünde yapıyorsun. Akşam denizi metodunun uygulaması çok basit, ama paha biçilmez bir etkisi var. sakinleş Peki metodu nasıl uygularsın? Her gün, kimsenin seni rahatsız etmeyeceği bir yere git, bir yere otur ya da uzan. İstersen gündüz uyandığında ister gece yatmadan önce uygulayabilirsin. Kendi kendine kal ve sonra, hiçbir şey yapma. Bir yazım hatası yok, hiçbir şey yapma. Bunu ilk kez denediğinde göreceksin ki sen bir şey yapmadığında arkaplanda seni dürtükleyen o düşünceler bir bir ön plana çıkacak. Sadece gözlemle. Biraz kuru gürültü yapacaklar. Gözlemlemeye devam et. Sonra da gidecekler. Bu kadar. Kaygılarından ve rahatsız edici düşüncelerinden kurtuldun. Burayı daha iyi anlaman için bir örnek vereyim. Sokak röportajlarını bilirsin. Muhabir mikrofonu insanlara uzatır ve düşüncelerini öğrenir. Biraz samimi insanların olduğu ortamlarda yapılan sokak röportajlarında bir kişi konuşurken arkada bir anda kalabalık oluşur. Röportajın ortasından lafa karışırlar. Sen mikrofonu onlara uzatmadıkça daha da hiddetlenirler (özellikle konu siyaset ise). Bu noktada yapılacak en iyi şey, mikrofonu lafa karışan insanlara uzatıp söylediklerini dinlemektir. Önemli şeyler söyleceklerinden değil, onları susturmanın en iyi yolu bu olduğu için. Bir iki cümle konuştuktan sonra söyleyecek bir şeyleri kalmaz ve susarlar. Akşam Denizi Metodu’nda yaptığın şey de aynıdır. Muhabirsindir, lafa karışmaz sadece düşüncelerine mikrofon uzatırsın. Bir iki şey söyler sonra giderler. Ve bil bakalım bir süre sonra ne olur? Kafanı 7 gün 24 saat boyunca kurcalayan onlarca düşünce, bir süre sonra ortalıkta görünmez. Sen de işlerine rahatça devam edersin. Uygulama ile ilgili bir iki nokta daha:
  • Ne olursa olsun düşüncelerine müdahale etme. Bırak düşünceyi akışına, karışma. Bunu başarmak zor ama kısa zamanda alışırsın.
  • Metodu günlük alışkanlığın haline getirmeye çalış. Günlük 10 dakika yap. Okuması kolay ama ilk denediğinde daha yarım dakika olmadan sıkılacaksın. Emin ol sıkılacaksın. Ancak iradeni kullan ve ne olursa olsun 10 dakikayı tamamlamadan bırakmamaya çalış.
  • İlk birkaç gün ‘gerçekten işe yarıyor mu’ diye sorgulayabilirsin, sabret. Bana güven. İlk seferinde bir hafta boyunca düzenli olarak yapmaya çalış. Yarar göreceğin kesin. İlk gün 10 dakika yaptıktan sonra birden büyük değişimler bekleme. Tüm düşünceler susmasa da müdahale etmemeyi öğrendikçe düşünceler bir bir susmaya başlayacak. Çabaladığın her dakikanın ödülü büyük olacak. Rahatla. İşe yarayacağına dair hiçbir şüphe yok.
  • Alışkanlık haline getirdiğin zaman bu, başarının sırrı olacak. Süreyi zamanla dilediğince arttırabilirsin.
  • Metodu enstrümantal müzik eşliğinde de uygulayabilirsin. (Güncel not(27 Ocak): Bu aralar doğa seslerini içeren videoları çok beğeniyorum. Bugünkü yazıyı yazarken bu videoyu dinliyordum mesela 🙂 Ayrıca ateş ve doğa videoları da favorim)
Başlangıç Önerim: 1 hafta boyunca günde 10 dakika uygula. Başlamadan önceki ve sonraki hislerinin farkına var. Sorularını yorumlara bırakabilirsin. Değişim başlıyor 🙂